Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kitap arka kapak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hikmet Anıl Öztekin - Fesleğen

-ARKA KAPAK- Bir olana meftun o kızın hikayesi... Merhaba ben Fesleğen. Kalemimi kağıdımı hazırladım ve küçük bir yüreğin içine sığabilecek ne varsa anlatacağım. Doğduğu topraklardan uzakta bir yerde güneş görmeye çalışan küçük bir fidan görürseniz bir gün sulayın olur mu? Yağan yağmur ancak gözyaşlarına yetebilir çünkü. Yeni yeşermiş bir fidanın bir Allah dostundan başka neyi olabilir ki. Sevin onu olur mu? Ve lütfen sevenleri ayırmayın olur mu? -KİTAPLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİM- Hikmet Anıl Öztekin'i ilk defa okudum.Bu ara böyle bir kitaba ihtiyacım varmış galiba. Taa yüreğimin derinliklerine dokundu kitabın konusu. Fesleğen adındaki bir kızın hayata bakış açısını anlatıyor. Babasının onu eğitmesi, tatlı diyalogları çok güzeldi. Peki ya Seyyah'la olan muhabbetleri. Naifçe başlayan karşılıklı hoş sohbetin (hayatın hakikatleri) nereden bilebilirdi gönlün ateşini yakacağını. Bazı yerlerden alıntı yazacağım. "İçim kelebekli, aklım karışık, göz...

Orhan Pamuk-Kırmızı Saçlı Kadın

-ARKA KAPAK- İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür? Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın'da bizi otuz yıl önce İstanbul yakınlardaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı bir aşk hikayesiyle, büyük bir insanı suçun peşinden sürüklüyor. 1980'lerin ortasında geleneksel usulle kuyu kazan Mahmut Usta ile çırağı"küçük bey" Cem zor bir arazide su ararken, kasabanın hemen dışındaki sarı çadır da esrarengiz bir tiyatrocu kadın her gece eski masal ve hikayeleri yeniden anlatmaktadır. Roman, bir yandan genç kahramanın aşk,  kıskançlık, sorumluluk ve özgürlük duygularıyla derinden tanışmasını hikaye ederken, diğer yandan medeniyetler üzerinden babalar ve oğullar, "otoriterlik" ve birey olma konularını tartışıyorlar. Kırmızı Saçlı Kadın'da okur, Batı'nın ve Doğu'nun iki temel efsanesi Sophokles'in Kral Ordipus'un (babayı öldürmek) ile Firdevsi...

Miraç Çağrı Aktaş - Sen On Yedi Yaşımsın

ARKA KAPAK Seni 'canımın içi' diye sevecek birini kaybettin. Şimdi hiç bir can nefes almayacak sana. Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa, kalbin elini kalbine koy. Çünkü o acı benim. O sıkışmaya sana, bizi bitirme çabalarını ve hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim. Biliyor musun sevgilim? Seni sevdim. Bir insanın hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, o kadar sevdim. Bu da benim yenik zaferim... Sen benim ilk çaresizliğim, sen benim ilk yenilgimsin. DÜŞÜNCELERİM İsmini görüp merak ettiğim kitaplardan biriydi. Ve bir gün denk geldi okumalıyım dedim. Kitap yazarın Zümra adında bir kızı koşulsuz şartsız tüm kalbiyle sevmesinden bahsediyor.Yaşadığı beklentiler ve hayal kırıklıklarını. Aşkına nasıl sahip çıktığını çok naif ifade etmiş. Peki ya Zümra? O da böyle bütün kalbi ve benliğiyle seven adamın aşkını kabul etmiş mi? Yazar kitabını günlük vari yazmış. Yani o gün nasıl hissediyorsa bir konu seçmiş ve onunla i...

Kahraman Tazeoğlu -Simru

    Gizem ve aşk konulu olan bu kitap, 254 sayfadan oluşuyor.     Kahraman Tazeoğlu kitapları önceden okuduysanız eğer, her zaman yazdığı türden bir kitap. Ama bu kitap kaleme aldıklarından en iyisi bence.     Aşkı kendi kalbince dillendirmeye çalışan Kahraman Tazeoğlu, bu kitabıyla aşkı iyi hissettirmiş.     'Bir bedene tutularak aşık olunuyorsa daha güzel bir beden bir öncekini çöpe yollar. Sen bir insanı insanlığı için sevdin mi?'        Kaleminin hafifliği, insanı daha çabuk kitaba bağlıyor. Akıcı ve sempatik üslubuyla da bir çırpı da okuyorsunuz.        Hayatta sadece başarılarla ayakta kalınmadığını ve insanlığın daha önemli olduğunu vurguluyor.      Simru bazı şanslı(zengin) arkadaşı sayesinde hiç ulaşamayacağı bir şirkette işe başlar. Buna kendi bile inanamaz ve başarılı olmak için elinden geleni yapar. Ta ki o kötü güne kadar. Evinde yangın çıkar ve hayatı tamamen tersine...

Sinan Akyüz-İncir Kuşları

                  -ARKA KAPAK-         Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hristiyan bir Sırp'tı. İkisi de konservatuvardaki aynı Boşnak kızına aşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada'ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri Aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise 'Kalbimde iki kişiye yer yok' cevabını almıştı.        Takvim yaprakları 6 Nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere...Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgarda adeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu,savruldu,savruldu...Sonra da kader onu bir zamanlar 'hayır' dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış 'Kader bizi ne inanılmaz şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?' demişti.          Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış b...

Beth HOFFMAN - Kayıp Hayaller Atölyesi

-ARKA KAPAK- 'Kardeşim bir hayal dünyasında yaşıyor gibiydi, bir kez bile ağladığını duymadım. Küçük traktöründe oturup koca gözleriyle etrafı izler, kulaklarını dikip doğayı dinlerdi.Öyle ki, doğanın sesi ona herhangi bir insanınkinden çok daha etkileyici gelir, ağaçların etrafında dolanan rüzgarın ve kuşların şarkısı ona dünyanın gerçeklerini anlatırdı sanki.'      Teddi Overman gençliğini yaşadığı çiftliğe   her gidişinde, kardeşi josh'u ondan ayıran Kızık Nehir'in büyüsüne kapılırdı. Her ne kadar onun yokluğuna alışmakta zorlansa da, bir umutla onu hayata yeniden bağlayacağına inandığı bir dükkan açmıştı. Müşterileri de kendisi gibi farklı hikayeleri olan, birbirinden ilginç insanlardı. Teddi, bı dükkan sayesinde tanıştığı ve harika dostluklar kurduğu insanlar sayesinde ailesini yok eden o acı olayı kabullenmeyi başarmış, ardından sürpriz bir şekilde aşkla tanışmıştı. Artık, tamamen unutup geride bırakması ve her daim hatırlaması gereken yaşanmışlıkla...

Sarah Jio-Mart Menekşeleri

                     -ARKA KAPAK-        Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir…           Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir dala gözyaşı dökmez.       Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge adasında geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder.        Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir…        Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir ro...