Ana içeriğe atla

Kayıtlar

okuduklarım etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Krıstın Hannah - İlkbahar Rüyası

Size muhteşem bir kitapla geliyorum bu sefer. İlk defa bu kitabıyla tanıyorum yazarı. Kütüphane raflarında denk geldiğim arka kapağı okuyunca o an kalbimde bu kitabın sempatik ve sıcak olacağını hissettiğim an hemen aldım ve okumaya başladım. Okuduğum da kimi yerinde gerçekten gözyaşımı tutamadığım kimi yerinde aşkı yüreğimin derinliklerinde hissettiğim ve kimi zamanda anne olmanın zorluklarının ve sorumluluğunun ne kadar fazla olduğunu bir kez daha anlamama yardımcı olan güzel bir eserdi. Konusuna gelecek olursak şöyle; Angel Demarco, bir Hollywood yıldızıdır. Ve hayattan gerçek manada lezzet almadığı için kendini uyuşturucu, sigara alkol, kadın (Allah ne verdiyse mi desem,daha mı doğru olurdu acaba) kendini mutlu etmek için kandırma çabalarındayken, bir gün kalbi buna dayanamaz ve teklemeye başlar ve hastaneye yatırılıp kalp nakli olması gerektiğini öğrenir.  Madelaine  bir kardiyologtur. Ve bekar bir annedir. 16 yaşında Lina isminde ergen problemle...

Didem Duygu Demir- Koredeki Çatı Katımdan Sesleniyorum

Kendi küçük dünyasında kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp giden, yaprak uçsa gülen bir kızdım ben. Ufak tefek düşler kurardım geceleri uyurken... Ne yazık ki hayat her zaman izin vermiyordu yaşamda istikrarlı olmaya. Düşlerimin kaybolduğu gülüşlerimin silindiği bir dönemde, aşkın o sihirli gücü tuttu ellerimden. Bir Asyalının derin çekik gözleri şifa olurken titreyen kalbime, başkentin gri sokakları umut koktu yeniden. Bir süre aşk konuşuldu Kızılay'ın oynak kaldırımlarında. Gölgelerimize bakınca, tek göze çarpan aramızdaki otuz santimlik boy farkı olsa da... Biz bundan çok daha fazlasıydık aslında. BU BENİM HİKAYEM...VE HİKAYEMİN KAHRAMANI BİR KORELİ... -KİTAPLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİM- Pembe  kapağın içinde, pembe hayalleri olan ve o hayallere tutunarak elde etmek için mücadele veren bir kız. Hayat onun için hiç kolay olmamış. Ama bu olumsuzluklar içinde ezilip büzülmek yerine dimdik durmuş. Ve yaşadığı tecrübelerden ders çıkararak kurallar koymuş hayat...

Hikmet Anıl Öztekin - Fesleğen

-ARKA KAPAK- Bir olana meftun o kızın hikayesi... Merhaba ben Fesleğen. Kalemimi kağıdımı hazırladım ve küçük bir yüreğin içine sığabilecek ne varsa anlatacağım. Doğduğu topraklardan uzakta bir yerde güneş görmeye çalışan küçük bir fidan görürseniz bir gün sulayın olur mu? Yağan yağmur ancak gözyaşlarına yetebilir çünkü. Yeni yeşermiş bir fidanın bir Allah dostundan başka neyi olabilir ki. Sevin onu olur mu? Ve lütfen sevenleri ayırmayın olur mu? -KİTAPLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİM- Hikmet Anıl Öztekin'i ilk defa okudum.Bu ara böyle bir kitaba ihtiyacım varmış galiba. Taa yüreğimin derinliklerine dokundu kitabın konusu. Fesleğen adındaki bir kızın hayata bakış açısını anlatıyor. Babasının onu eğitmesi, tatlı diyalogları çok güzeldi. Peki ya Seyyah'la olan muhabbetleri. Naifçe başlayan karşılıklı hoş sohbetin (hayatın hakikatleri) nereden bilebilirdi gönlün ateşini yakacağını. Bazı yerlerden alıntı yazacağım. "İçim kelebekli, aklım karışık, göz...

Orhan Pamuk-Kırmızı Saçlı Kadın

-ARKA KAPAK- İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür? Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın'da bizi otuz yıl önce İstanbul yakınlardaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı bir aşk hikayesiyle, büyük bir insanı suçun peşinden sürüklüyor. 1980'lerin ortasında geleneksel usulle kuyu kazan Mahmut Usta ile çırağı"küçük bey" Cem zor bir arazide su ararken, kasabanın hemen dışındaki sarı çadır da esrarengiz bir tiyatrocu kadın her gece eski masal ve hikayeleri yeniden anlatmaktadır. Roman, bir yandan genç kahramanın aşk,  kıskançlık, sorumluluk ve özgürlük duygularıyla derinden tanışmasını hikaye ederken, diğer yandan medeniyetler üzerinden babalar ve oğullar, "otoriterlik" ve birey olma konularını tartışıyorlar. Kırmızı Saçlı Kadın'da okur, Batı'nın ve Doğu'nun iki temel efsanesi Sophokles'in Kral Ordipus'un (babayı öldürmek) ile Firdevsi...

Kahraman Tazeoğlu -Simru

    Gizem ve aşk konulu olan bu kitap, 254 sayfadan oluşuyor.     Kahraman Tazeoğlu kitapları önceden okuduysanız eğer, her zaman yazdığı türden bir kitap. Ama bu kitap kaleme aldıklarından en iyisi bence.     Aşkı kendi kalbince dillendirmeye çalışan Kahraman Tazeoğlu, bu kitabıyla aşkı iyi hissettirmiş.     'Bir bedene tutularak aşık olunuyorsa daha güzel bir beden bir öncekini çöpe yollar. Sen bir insanı insanlığı için sevdin mi?'        Kaleminin hafifliği, insanı daha çabuk kitaba bağlıyor. Akıcı ve sempatik üslubuyla da bir çırpı da okuyorsunuz.        Hayatta sadece başarılarla ayakta kalınmadığını ve insanlığın daha önemli olduğunu vurguluyor.      Simru bazı şanslı(zengin) arkadaşı sayesinde hiç ulaşamayacağı bir şirkette işe başlar. Buna kendi bile inanamaz ve başarılı olmak için elinden geleni yapar. Ta ki o kötü güne kadar. Evinde yangın çıkar ve hayatı tamamen tersine...