Ana içeriğe atla

Etli Pırasa Yemeği Tarifi

    Kış ayının vazgeçilmez sebzelerindendir pırasa. Benimse çocukluk kabusum olan sebze..Çocukken annemin zorlamalarıyla hiç iyi sonuçlar elde etmediğimiz bir yemekti benim için pırasa yemeği.
  
    Ama şimdi ben bir anneyim ve örnek teşkil ettiğim için farklı formatlarla pırasayı hayatıma kattım. Ve hatta sevmeye bile başladım:)

    Klasik pirinçle yapılan pırasa yemeğini ben başka kuru bakliyat ekleyerek daha farklı bir tat ve koku elde ettim.

    Öyleyse hemen malzemeleri yazıyorum...

             -MALZEMELER-
    - Yarım kilo pırasa
    - 1 adet patates
    - 1 adet havuç
    - 1 kase nohut
    - 200 gram et (tam gram olarak bilemiyorum. Ama çoktan ziyade lezzet verecek kadar. Benim buzlukta etlerim hazır olduğu için gramaj olarak yazmakta zorlanıyorum.)
   -Biber ve domates salçası
   - 1 adet soğan
   - tuz

                    -YAPILIŞI-
        Kuşbaşı etlerimizi bir kaba alıp üzerine sıcak su ilave 5 dakika kaynatıyoruz ve suyu döküyoruz. Yine su ilave edip kaynamaya bırakıyoruz suyunu çekince hafif tuz atıp kavuruyoruz ve beklemeye alıyoruz.
        Soğanı kavurup küp küp doğruyoruz. Salçayı ilave ediyoruz. Üzerine doğramış olduğumuz havuç patates pırasa ve kavrulmuş etleri ilave ediyoruz. Tuzunu ve suyunu ilave edip pişmesini bekliyoruz.

         AFİYET OLSUN...









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Love O2O Konusu Ve Oyuncuları

       Yok böyle bir Çin dizisi. Öyle güzel öyle naif ki aşkları yüreğinizin en derinlerinde hissedeceksiniz. Onlar gibi kalbimin hızla çarptığı ve ellerimin heyecandan titrediği zamanlar bile oldu.      Su içer gibi geçiyor dizinin bölümleri. Nasıl geçiyor ne ara bitiyor anlamadım. Sanırım bende çok özel bir yer edinecek bu güzel dizi.      Diğer dizi konularından oldukça farklı. Hele ki Kore dizileriyle hiç bağdaşmıyor. Mesela Başrol kadın oyuncumuz tam burslu bilgisayar mühendisliği okuyan gayet akıllı, karakterli ve başarılı bir karakter. Diğer dizilerde olduğu gibi kendini asla rezil daha doğrusu bizim dram dediğimiz olaylara sokmuyor. Her sıradan insanın davranması gereken doğal mizaca sahip olması aslında beni kendine bağlayan. Hep derdim neden dizilerde kadın başrol oyuncuları sevimli naif yapacağız diye bence aşağı seviyelere düşüren çok dizi karakteri var. Ve bunlar beni her zaman boğuyor. Hiç mi zeki kadın olmaz dedim....

A Love So Beautiful Konusu Ve Oyuncuları

Bir Çin dizisiyle karşınızdayım. Rastgele karşıma çıktı bir baktım sardı ve bölümler tık tık geçip gidiyor. Bu dizi farklı ülkelerin dizilerine zaman ayırmam gerektiğini gösterdi bana.Sonuna kadar izleyip yayın yapacaktım ama dayanamadım. Gençlik dizileri insanın içini kıpır kıpır yapan, enerji veren, benim için eski zamanları yad edip gözümden canlandığı sevindirik dizilerdir. işte bu Çin dizisi de lise zamanlarınızda yaşadığınız, ortak olduğunuz ya da yaşayacağınız olayları olabildiğine gerçek ve samimi şekilde anlatmış. Japon dizisi izlemiştim. "Asuko March" isminde. Ha birde BOF'un orijinal versiyonunu "Hana Yori Dango"yu izledim. Japonca çok farklı bir dil. Türk dili ve edebiyatı mezunu olduğum için diller hep dikkatimi çekiyor istemsizce. Japonca da genellikle t ve k harfleri baskınken, Çince de h ve ş harfleri daha baskın gibi. Sanki ağızlarında bir şey var çıkarmamak için uğraşarak konuşuyorlar gibi:)  Bin sürü Kore dizisinden sonra elbe...

Herkes Kendine Özeldir

    Bir yıldır olmadığım nezle, Ramazanla beraber usulca giriverdi hayatıma.         Sadece girmekle kalmadı çorba gibi karıştırdı bünyemi adeta. Çok zorlandım, sabrettim derken bitti bitecek.      Hastalık anında düşündüğüm ve şükretmemiz gereken bir şey geldi aklıma. Hastalık bu bedenimi yoklayıp azıcıkta hırpalayıp kapıyı kapatıp gidiyor. Peki ya kalplerdeki ve akıllardaki hastalıklı düşünce ve hisler?           Onlar nezle gibi iki hapşırık yapıp sırtını dönüp gitmiyor. Daha beter bir şekilde vücudumuza büyük bir zararla yapışıp ruhumuzu ve tüm benliğimizi ele geçiriyor.      Kıskançlık, öfke, nefret, fesatlık.. say say saymakla bitmeyen o pis iç karartıcı his ve düşünceler...      İnsanın bakış açısını karartan, yorgun hissettiren hastalıklı ruh halinden başka bir şey değildir o.      Başkalarının yaptığı işleri kendimizde eksiklik varmış gibi hissettirip yanlış ...