Ana içeriğe atla

Bajrangi Bahaijaan Konusu ve Oyuncuları

Adı: Bajrangi Bahaijaan
Ülke: Hindistan
Türü: Romantik, Drama, Komedi
Süre: 163 dk
Yapım Yılı: 2015
Yönetmen: Kabir Khan, Salman Khan

            -KONUSU-
    Pakistanlı konuşamayan küçük Shahida için ülkesinde her türlü tedaviye başvurulur ama bir türlü sonuç alınamaz. Çaresiz anne Hindistan' ın bir yerinde tedavi edileceğini öğrenir ve küçük Shahida ile yollara düşerler. Hindistan'dan dönüş yolculuğunda Shahida, annesini kaybeder. Konuşamayan kız Hindistan'da kalır. Ve film asıl bundan sonra başlar. Hindistan'da Shahida'ya yardım edecek olan kişi ise Bajrangi Bhaijaan müridinden olan Pavan'dır. Pavan ile Shahida'nın yolları bakalım nasıl kesişecek ve Pavan, Shaihada'yı ailesine ulaştırabilecek midir... 
      İzlediğim en iyi hint filmleri arasındadır. Konusu insanı çok etkiliyor. Masumiyetin, inancın ve verilen söze sadık kalmayı en samimi ve mütevazi bir şekilde anlatan bu film yeri gelip güleceğiniz yeri gelince de gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bir film. Eğer ki hala izlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim asla pişman olmayacaksınız.

                  -OYUNCULAR-
 +Salman Khan (Pavan): İnancına her daim sadık olan ve insanlığı en içten anlatıyor bu rolüyle Salman Khan. Hindistan'ın en iyi yönetmenlerinden ve oyuncularından. Her filmini zevkle izlediğim nadide oyunculardan.
 +Harshali Malhotra (Shahida): Güzelliğiyle kendine hayran bıraktıran 9 yaşında bir çocuk. O yaşına rağmen çok sevimli halleriyle ve samimi oyunculuğu olmuş bu filmde. Geleceği parlak olacağı kesin.
 +Kareena Kapoor (Rasika): Pavan'ın nişanlısı rolünde olan bu yıldız oyuncu şu ana kadar izlediğim hiç bir filminden sıkılmamışımdır. Ve bu filmde de oyunculuğuyla renklendirmiş.
 +Nawazuddin Siddiqui (Nawab): Filmde merakla başlayan serüveni onu ülkenin en iyi haber spikeri yapar. Pavan ile olan muhabbeti, yoldaşlığı ve yardımseverliği bence filmin en samimi anlarından bir tanesiydi.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Love O2O Konusu Ve Oyuncuları

       Yok böyle bir Çin dizisi. Öyle güzel öyle naif ki aşkları yüreğinizin en derinlerinde hissedeceksiniz. Onlar gibi kalbimin hızla çarptığı ve ellerimin heyecandan titrediği zamanlar bile oldu.      Su içer gibi geçiyor dizinin bölümleri. Nasıl geçiyor ne ara bitiyor anlamadım. Sanırım bende çok özel bir yer edinecek bu güzel dizi.      Diğer dizi konularından oldukça farklı. Hele ki Kore dizileriyle hiç bağdaşmıyor. Mesela Başrol kadın oyuncumuz tam burslu bilgisayar mühendisliği okuyan gayet akıllı, karakterli ve başarılı bir karakter. Diğer dizilerde olduğu gibi kendini asla rezil daha doğrusu bizim dram dediğimiz olaylara sokmuyor. Her sıradan insanın davranması gereken doğal mizaca sahip olması aslında beni kendine bağlayan. Hep derdim neden dizilerde kadın başrol oyuncuları sevimli naif yapacağız diye bence aşağı seviyelere düşüren çok dizi karakteri var. Ve bunlar beni her zaman boğuyor. Hiç mi zeki kadın olmaz dedim....

A Love So Beautiful Konusu Ve Oyuncuları

Bir Çin dizisiyle karşınızdayım. Rastgele karşıma çıktı bir baktım sardı ve bölümler tık tık geçip gidiyor. Bu dizi farklı ülkelerin dizilerine zaman ayırmam gerektiğini gösterdi bana.Sonuna kadar izleyip yayın yapacaktım ama dayanamadım. Gençlik dizileri insanın içini kıpır kıpır yapan, enerji veren, benim için eski zamanları yad edip gözümden canlandığı sevindirik dizilerdir. işte bu Çin dizisi de lise zamanlarınızda yaşadığınız, ortak olduğunuz ya da yaşayacağınız olayları olabildiğine gerçek ve samimi şekilde anlatmış. Japon dizisi izlemiştim. "Asuko March" isminde. Ha birde BOF'un orijinal versiyonunu "Hana Yori Dango"yu izledim. Japonca çok farklı bir dil. Türk dili ve edebiyatı mezunu olduğum için diller hep dikkatimi çekiyor istemsizce. Japonca da genellikle t ve k harfleri baskınken, Çince de h ve ş harfleri daha baskın gibi. Sanki ağızlarında bir şey var çıkarmamak için uğraşarak konuşuyorlar gibi:)  Bin sürü Kore dizisinden sonra elbe...

Herkes Kendine Özeldir

    Bir yıldır olmadığım nezle, Ramazanla beraber usulca giriverdi hayatıma.         Sadece girmekle kalmadı çorba gibi karıştırdı bünyemi adeta. Çok zorlandım, sabrettim derken bitti bitecek.      Hastalık anında düşündüğüm ve şükretmemiz gereken bir şey geldi aklıma. Hastalık bu bedenimi yoklayıp azıcıkta hırpalayıp kapıyı kapatıp gidiyor. Peki ya kalplerdeki ve akıllardaki hastalıklı düşünce ve hisler?           Onlar nezle gibi iki hapşırık yapıp sırtını dönüp gitmiyor. Daha beter bir şekilde vücudumuza büyük bir zararla yapışıp ruhumuzu ve tüm benliğimizi ele geçiriyor.      Kıskançlık, öfke, nefret, fesatlık.. say say saymakla bitmeyen o pis iç karartıcı his ve düşünceler...      İnsanın bakış açısını karartan, yorgun hissettiren hastalıklı ruh halinden başka bir şey değildir o.      Başkalarının yaptığı işleri kendimizde eksiklik varmış gibi hissettirip yanlış ...