Ana içeriğe atla

School 2013 Konusu Ve Oyuncuları

Adı: School-2013
Yönetmen: Lee Min-Hong, Lee Eun-Bok
Yazar: Lee Hyun-Jo, Ko Jung-Won
Kanal: KBS 2
Bölüm Sayısı: 16
Yayın Tarihi: 2013


      -KONUSU-
Sengri lisesi Kore'de sıralaması kötü bir okuldur. Ve öğrenci problemleri çok fazla olan bir okuldur. Yeni sözleşmesi olan Kore dili ve edebiyatı öğretmeni (Jang Na-Ra) bu okula gelir. Öğrencileriyle olan problemli olayları düzeltmek ve iyi bir eğitim vermek için elinden geleni yapar.

             -OYUNCULARI-
       Lee Jong Suk (Go Nam Sun): Benim bu aktörü ilk izlediğim dizisiydi ve oyunculuğuyla gerçekten gönlümü fethetmiş başarılı bir oyuncudur. Duyguyu olduğu gibi hissettiren, oynadığı dizilerle ilgileri çeken bir oyuncudur. 
      Bu dizide de eski bir mafya grubunda üye iken yaşadığı bazı olaylarla ayrılan kendi halinde yaşamaya çalışan bir karakterdir. Sınıfımızda başkandır. Ve yaşadığı olaylar onun peşini bırakmaz.
      Jang Na Ra: Kore dili ve edebiyatı öğretmeni olan oyuncumuz çetin bir okulda kendi yöntemleriyle ders anlatamaya çalışmasına rağmen her şey istediği yönde gitmez. Zorluklar onu bekler. 
      Choi Daniel: Kore dili ve edebiyatı öğretmenidir. Ders anlatma stili üniversite sınavına yönelik olduğu için öğrenci ve velilerin beğenisini alır ama Jang Na Ra ile çatışır.
      Kim Wo Bin (Park Heung Soo): Başka okuldan transfer olarak gelmiştir. Herkes onu belalı görür ama aslında gizemli bir hikayesi vardır.
      Park Se Young (Song Ha Kyung): Sınıfın en başarılı öğrencisidir. Ve sınıfta başkan yardımcısıdır.
                    
                                     

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Love O2O Konusu Ve Oyuncuları

       Yok böyle bir Çin dizisi. Öyle güzel öyle naif ki aşkları yüreğinizin en derinlerinde hissedeceksiniz. Onlar gibi kalbimin hızla çarptığı ve ellerimin heyecandan titrediği zamanlar bile oldu.      Su içer gibi geçiyor dizinin bölümleri. Nasıl geçiyor ne ara bitiyor anlamadım. Sanırım bende çok özel bir yer edinecek bu güzel dizi.      Diğer dizi konularından oldukça farklı. Hele ki Kore dizileriyle hiç bağdaşmıyor. Mesela Başrol kadın oyuncumuz tam burslu bilgisayar mühendisliği okuyan gayet akıllı, karakterli ve başarılı bir karakter. Diğer dizilerde olduğu gibi kendini asla rezil daha doğrusu bizim dram dediğimiz olaylara sokmuyor. Her sıradan insanın davranması gereken doğal mizaca sahip olması aslında beni kendine bağlayan. Hep derdim neden dizilerde kadın başrol oyuncuları sevimli naif yapacağız diye bence aşağı seviyelere düşüren çok dizi karakteri var. Ve bunlar beni her zaman boğuyor. Hiç mi zeki kadın olmaz dedim....

A Love So Beautiful Konusu Ve Oyuncuları

Bir Çin dizisiyle karşınızdayım. Rastgele karşıma çıktı bir baktım sardı ve bölümler tık tık geçip gidiyor. Bu dizi farklı ülkelerin dizilerine zaman ayırmam gerektiğini gösterdi bana.Sonuna kadar izleyip yayın yapacaktım ama dayanamadım. Gençlik dizileri insanın içini kıpır kıpır yapan, enerji veren, benim için eski zamanları yad edip gözümden canlandığı sevindirik dizilerdir. işte bu Çin dizisi de lise zamanlarınızda yaşadığınız, ortak olduğunuz ya da yaşayacağınız olayları olabildiğine gerçek ve samimi şekilde anlatmış. Japon dizisi izlemiştim. "Asuko March" isminde. Ha birde BOF'un orijinal versiyonunu "Hana Yori Dango"yu izledim. Japonca çok farklı bir dil. Türk dili ve edebiyatı mezunu olduğum için diller hep dikkatimi çekiyor istemsizce. Japonca da genellikle t ve k harfleri baskınken, Çince de h ve ş harfleri daha baskın gibi. Sanki ağızlarında bir şey var çıkarmamak için uğraşarak konuşuyorlar gibi:)  Bin sürü Kore dizisinden sonra elbe...

Herkes Kendine Özeldir

    Bir yıldır olmadığım nezle, Ramazanla beraber usulca giriverdi hayatıma.         Sadece girmekle kalmadı çorba gibi karıştırdı bünyemi adeta. Çok zorlandım, sabrettim derken bitti bitecek.      Hastalık anında düşündüğüm ve şükretmemiz gereken bir şey geldi aklıma. Hastalık bu bedenimi yoklayıp azıcıkta hırpalayıp kapıyı kapatıp gidiyor. Peki ya kalplerdeki ve akıllardaki hastalıklı düşünce ve hisler?           Onlar nezle gibi iki hapşırık yapıp sırtını dönüp gitmiyor. Daha beter bir şekilde vücudumuza büyük bir zararla yapışıp ruhumuzu ve tüm benliğimizi ele geçiriyor.      Kıskançlık, öfke, nefret, fesatlık.. say say saymakla bitmeyen o pis iç karartıcı his ve düşünceler...      İnsanın bakış açısını karartan, yorgun hissettiren hastalıklı ruh halinden başka bir şey değildir o.      Başkalarının yaptığı işleri kendimizde eksiklik varmış gibi hissettirip yanlış ...