Dizi güzelce başlıyor. Bir ofis dizisi. Ama birden başa sarıyor. Hatta yine, yine ve yine...İnsan durup bir an düşünüyor. Bazı şeyleri telafi etmek için o günü tekrar yaşamak isteriz belki. Ya da çok mutlu olduğumuz bir anı bir daha doyunca yaşamak isteriz.İlk başta bunu duymak veya yaşamak hoşumuza gitse de sürekli yinelemesi artık bıkkınlık getirir."Ne olacaksa olsun artık" diye düşünmeye başlarız. Doğru mu geçirdik o günü yanlış mı bilemeyiz durduk yere öldürebiliriz her saniyeyi. İşte tam da bu olay için dizi de çok güzel bir cümle söyleniyor: " Boş geçirdiğiniz bugün, dün ölen birinin yaşamak istediği yarınıdır." Neyse felsefik düşünceleri kenara bırakıyorum. Hemen diziye dönüyorum:) Oldukça farklı konulu bir diziydi. Anlamak için ilk 4 bölümü üst üste izlemek zorunda kaldım. Ve anca anladım. Aslında ana konusu çok güzel Çünkü yukarıda da bahsettiğim üzere gün içinde fark etmediğimiz detayları fark ettiriyor. Daha hassas yaşamak çevremizd...
Madam Buke'nin dünyasına hoşgeldiniz...